Ana Sayfa / ana-slider / Sodom ve Gomore’nin Demir Yatakları – Gökhan KILIÇ

Sodom ve Gomore’nin Demir Yatakları – Gökhan KILIÇ

Sodom ve Gomore. Bu ismi çoğumuz biliyoruz. Ahit’te geçen ve helak edilen kent. Ahlaksızlık arş-ı alayı sarınca helak edilen bir yer olarak inanılır. O gün bugündür ahlaksızlığın literatürdeki tanımıyla anılır durur.

Yazılanların bir versiyonu aşağı yukarı şöyle: Şehrin demirden yatakları bulunur. O kentte yaşayan herkesin boyu bu yataklarla eşit olmalıdır. Eğer dışarıdan birileri kente uğrarsa önce yataklara uzatırlar. Kişinin boyu yataktan uzunsa “çeşitli yöntemlerle” kısaltılır ve yatağa uydurulur. Yok, eğer kısaysa boyu yataktan, yine o meşhur yöntemlerini kullanıp boy uzatılır ve yatağa uydurulur. Bu değişmez bir kaidedir. Demir yatak bir ölçü birimidir. Elbette bu yüzden helak edilmez kent. Daha ne ahlaksızlıklar vardır bir bilseniz dudağınız uçuklar.

Bu hikayeyi öğrendiğim zamanlar hâşâ bana asla Türkiye’yi hatırlatmadı. Ne alakası var ki Türkiye ve bu demirden yatakların, ahlaksızlıkların, boy uzatıp kısaltmaların? Türkiye’de herkesin boyu aynı mı ki? Değil. Değil, değil de başka bir şey var beni bu hikâyeye çeken ve Türkiye ile bağdaştırmama neden olan. Düşünüp durdum bu konuyu.

Ben düşünürken Türkiye’nin bir kez daha ordularını hazırladığını, daha ellerindeki kan kurumadan başka kanlar akıtmak için kılıçlarını bileyen cihatçı çocuklarını topladığını öğrendik. Parmaklar havada, Allah’ın ismi yine dillerinde “inşallah Kürt’leri öldüreceğiz” diye salyalar akıtanlar, tam teçhizat donanıp hazırlanan cihatçıları, Müslüman Kürt’e sefere koşuyordu tekrar.

Türk medyasının -nihayet artık genelleme yapabileceğiz- tümünde, artık kelime kelime bildiğimiz yalanlarının bini beş para. TV’lerin kadrolu GU. (güvenlik uzmanları) daha bir hafta önce deprem, dünyaya yaklaşan asteroitler, kadın cinayetlerini vs. tartışmaktan bezmişlerdi ki savaş bir kan verdi yüzlerine, hepsinin yanağı al al oldu sevinçten.

Bir bakan “savaşa gidiyoruz” diyordu. Sanırsın Cenk Osman. Kelle koltukta savaşacak. Bir diğer bakan “savaş demek ihanettir” diyor. Kime inanırsanız inanın umurumda değil pek. Umurumda değil çünkü bu bir savaş (insan ölümü demek). Ve bu savaşla ben Sodom-Gomore ve Türkiye’nin benzerliğini kendimce keşfettim. Şöyle ki:

Sodom ve Gomore gerçek bir yataktan bahsetmiyor. Haliyle gerçek bir boy konusu da yok ortada. Herkesin boyu aynı derken hepsinin düşüncesi aynı demek istiyor. Şehir ahalisi aynı tornadan geçmiş ısmarlanmış düşüncelerle donatılmışlar: Egemen olan “kutsal yatak ideolojisi.” Dışarıdan gelenlerin çok zararlı düşünceleri olabiliyor maazallah. Hâkim ideolojiyle aynı boya gelene kadar düşünceler havanda dövülüyor. Ya da şehrin sapıklıklarını algılamayan kafalara sabah akşam enjekte ediliyor fikirler. Şimdi tanıdık gelmeye başlıyor sanırım.

Tükiye’nin de Demirden yatakları vardır. Bu savaşla birlikte farkettim ki Türkiye’deki herkesin boyu aynı. Ermeni patriğinden Yahudi cemaatine; barosundan, sofrasında ekmeği kalmayan emekçisine kadar. Tek tek saymaya gerek yok aynı boydan olanları. Zira 80 milyonluk ülkede boyu aynı olmayan o kadar az insan kalmıştır ki isim isim saysak hemen bitiverir. Diğerleri hele ki Kürt olunca konu, Sodom-Gomore’nin yataklarına gönüllü uzanmak için sıraya girmişlerdir şu saatlerde.

Türkiye’ye herkes boyu kısa giriş yapar. Türkiye’de doğanlar için bu böyle. Haşmetli devlet daha bebekken alır herkesi ve başlar işlemlerine. Verir Türklük gazını verir ha verir. Okullarda her sınıf demirden bir yataktır. Ama hep sınıfta kalacak değil insanlar. Nereye giderler? Camilere. O zaman her camiye de lazım bu demir yataklar. Minberler, hutbeler olur demirden yataklar! Başka nereler vardır insanların gittiği? Kahveler, eğlence merkezleri, parklar, toplu taşıma, evler… Hepsine demir yataklar şart. Hele ki evler! Hiç boş bırakmaya gelmez. Demir yatağın en iyi demiri burası için ayrılmıştır: Medya! O şovenist diziler, içinde hiçbir zaman tartışma olmayan boş programlar vs. Tek bir fikir için sabah akşam durmadan elektrik yakar. Böylece herkesin boyu yavaş yavaş uzamaya başlar. Ta ki “kutsal yatak ideolojisi” hakim olana dek.

Bir de her zaman ve her yerde olduğu gibi aykırılar da vardır. Her nasıl olmuşsa boyu daha uzun olanlar, (gerçek) sosyalistler, (gerçek) muhalifler, dinci olmayan (gerçek) dindarlar ve zurnanın zırt dediği yer: Kürt’ler. Sodom-Gomore’nin uzun boyluları. Devlet her tedbiri almıştır. Türkiye’nin ilk yatakları kurulurken Ermenileri uzattılar o yataklara. Kılıçla, süngüyle boyu eşitlenene kadar durmadılar. Baktılar ki ortada Ermeni kalmadı. Zordu onları eşitlemek. Kapı gibi hukuk vardı bir de. Şu “iktidarın fahişesi” olanından tabi ki. Mahkemeler, idamlar, müebbetler, bırakıp almalar, hatta daha cezaevinden bırakmadan tekrar almalar ki bu Türk malıydı. Halis muhlis Türk ürünü. (Bknz. Demirtaş dosyası)

Demir yatak çift vardiyasında hiç durmadan dinlenmeden çalıştı yıllar boyu. Ve bu işgal hareketiyle de gördük ki amacına hâsıl olmuş. İçerde boylar eşitlenmiş. Reis medyaya çıktı mı hepsi asker selamıyla hazır olda. Tüm partileri aynı boyda. İş burada tamamsa O zaman yüklenip Demir yatakları dışarıya taşımanın zamanı. Bu bir sapıklık, yozluk ihracı kuşkusuz. Çağın cellâtları yozluğun yeni tebliğcileri olmuş Suriye’nin Kuzeyi’ne (Rojava) tank koşturuyorlar.

Dünyanın en mazlum halkı olan Kürt’ler, dünyanın her yerinden destek üstüne destek duyuyorlar. Son bir haftadır, işgalin başladığı günden bu yana tüm dünya, DAİŞ, IŞİD, İSİS’i haritandan silen Kürt’e hem de ilk kez bu düzeyde destek beyan ediyorken bir baktık ki Çağdaş Sodom-Gomore yöneticileri “bize de destek var” diye ortaya atılıyorlar. 195 ülke olan dünyadan 4 ülkenin ismini söylüyorlar. Bir Kürt değil de sıradan bir Avrupalı olsaydım 5 yıl önce DAİŞ’in saldırdığı Kobani’ye şimdi de AKP-MHP’nin saldırdığını görseydim bir Kürt gibi düşünür, AKP-MHP eşittir ÖSO (ÖSO militanlarının İŞİD’ten devşirme olduğu aşikâr) derdim. Bu önermeyi bizler biliyorduk. Hep tekrarlıyorduk. Çünkü bu bir hakikattir. Ama ne kadar anlatırsak anlatalım Türkiye gibi asla bu kadar açık ve net ifade edemezdik kuşkusuz. Bunun için teşekkürler! Allah şaşırttı derler bizde.

Peki şimdi sırada ne var? Şimdi sırada Sodom-Gomore’ye ne olmuşsa tekrarı var: Helak! Bu helak yeryüzündeki tüm insanlara şimdiden kutlu olsun.

Bu haber ilginizi çekebilir

CHP, yeni vergilerin iptali için AYM’ye başvurdu

Cumhuriyet Halk Partsi (CHP), Aralık ayında TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe giren ve yeni vergiler getiren …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir