Ana Sayfa / Yazarlar / Ahmet Haluk ÜNAL / Ortadoğu’nun Kederi: Laikçilik ve İslamcılık – Ahmet Haluk ÜNAL

Ortadoğu’nun Kederi: Laikçilik ve İslamcılık – Ahmet Haluk ÜNAL

ABD/NATO/AB tarafından mutabık olunan Büyük Ortadoğu projesi (BOP) Türk devlet aklı Şangay’ı kıble seçtiği andan itibaren çöktü.
Çünkü projenin kilit taşı Türkiye diye düşünülmüştü.
Oysa Türkiye’nin kilit taşı TSK, Büyükanıt’tan başlayarak emir komuta içinde uzun süre ölçmüş biçmiş, sonunda yeni kıblemizin Şangay olmasına karar vermişti.
Proje, başlangıçta “Müslüman Kardeşler” (MK) ekseninde ılımlı İslam’ı Ortadoğu’nun çimentosu yapmayı hedeflemişti.
Ancak MK’in Mısır’da iktidarı ele geçirdikten sonra yaşananların Emperyalist merkezlerde yarattığı laik infial, Atlantik Paktı’nın bir U dönüşü yaparak, laik bir eksene dönmekten başka çare olmadığını görmesiyle kaosun fitili ateşlenmiş oldu.
Müsliman Kardeşler vb. cihadist yapılar devletleri ele geçirmeye başlarsa bu, hem İsrail’in hem de Atlantik’in ağır bedeller ödemek zorunda kalacağı bir süreci işaret ediyordu.
“Dengeleme” operasyonu Mısır’da Sisi darbesiyle başladı. 
Türkiye’de Büyükanıt’ın çocukları Şangay’cılar tasfiye edilmiş, hapishanelerde gün dolduruyorken, Erdoğan beklenen U dönüşünü yapmadı.
Bunun üzerine NATO’cu güçler Erdoğan’ın yakasına uzanınca yüzyıllık ittihatçı itilafçı kavgasının ortasında Atlantik Şangay rekabeti bir “iç savaşa” dönüştü.
Bu kısa hatırlatma şu anda bütün dünyayı dikine kesen bir tartışmayı iyi okuyabilmek için gerekiyordu.
Trump’ın ikinci kez, aniden, -kendi siyasi takımından bile habersiz intibası yaratacak tarzda- önce “Amerika” adını verdiği, muarızlarınca izolasyonalizm olarak adlandırılan politikanın “gereğini yapmaya başlaması” ve Suriye’den çekilme kararı vermesi, Türk devletinin işgal operasyonunu ve İslam Devleti’nin yeniden hortlama tehdidini, bütün dünyanın gündeminin merkezine yerleştirdi.
İki stratejik tartışma iç içe yaşanıyor sanki.
İlk ve temel olan “dünya jandarmalığına devam mı edilecek; yoksa biraz küçülüp, eşiğinde bulunulan küresel krize karşı ABD ekonomisi, iç sınıf dengeleri garanti altına mı alınacak?”
İkinci çok önemli tartışma ise, “Türk devletinin İslam devleti ve cihadistlerle kurduğu ittifak, onlara Suriye’de bir özerk bölge hediye etme girişimi; desteklenmeli mi, yoksa bu girişimi boşa mı düşürmek gerekiyor?”
Dikkat edilecek olursa ABD egemen sınıfları arasındaki son derece sertleşen, Pentagon’un da açık taraf olduğu çatışmada Trump’ın muhafızları bas bas bağırıyor ve başkanlarını son derece açık bir biçimde suçluyor : “izlediğin politika düşmanlarımıza, Rusya, Çin ve İran’a hizmet ediyor.”
El hak, kesinlikle haklılar. Eğer Şangay’cı klik tarafından ele geçirilmiş olan Türk devleti kazanırsa kazanan “düşman” olacak, Suriye’de Şangay’ın kontroluna girecek.
Şimdi müdahale ettin ettin, sonra çok geç kalınmış olacak. Çünkü tıpkı Esat gibi Erdoğan da imdat dediği anda “meşru iktidarın olası yardım çağrısı” üzerine Rusya, Çin ve İran’ın (artık Şangay’ın 7. üyesi sayabiliriz) resmi müdahalesi hazır.
Bu tartışmada kafa karıştırıcı nokta, terazinin bir kefesinde laisist Şangay’ın İslam devleti ve cihadistlerin Suriye’de özerk bir oluşum sahibi olması ile NATO içinde Türk devletince yaratılan büyük çatlamanın nasıl tartılacağı?
Görünüşe bakılırsa Şangay için NATO’nun çatlaması ve kriz içine girmesi, Türkiye’nin iyice savrulup Şangayla bitişmesi, Ortadoğu’da Atlantik paktının iyice gerilemesi, kısa vadede stratejik değeri çok daha yüksek bir gelişme.
İslam Devleti ve cihatçılarla ve onların hamisi olanlarla görülecek hesap, orta vadeye kalabilir.
Atlantik kampında Kuzeydoğu Suriye Özerk yönetiminden söz ederken, ağız birliği edilmişçesine, yalnızca “İslam Devleti savar” olarak anılması boşa değil.
Ortadoğu’da – laisistlerin anlaşabileceği – gerçekten seküler, yani din ve vicdan hürriyetini kurucu ilkelerden biri kabul eden tek güç SDG.

Bu haber ilginizi çekebilir

CHP, yeni vergilerin iptali için AYM’ye başvurdu

Cumhuriyet Halk Partsi (CHP), Aralık ayında TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe giren ve yeni vergiler getiren …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir