Ana Sayfa / ana-slider / ‘HDP’nin deklarasyonu karanlık tünelden çıkıştır’

‘HDP’nin deklarasyonu karanlık tünelden çıkıştır’

  • Cüneyt Karabey 10:31 29 Eylül 2021
KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, HDP’nin açıkladığı deklarasyonu “karanlık tünelden çıkış” olarak değerlendirdi. PİA Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya ise deklarasyonun yol haritası olduğunu söyledi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye siyasetinde yeni sayfa açmak için hazırladığı “Demokrasiye, Barışa, Adalete Çağrı Deklarasyonu”nda, çözüm tartışmaları CHP’nin çıkışıyla son dönemde yeniden ısınan Kürt sorunu başta olmak üzere, Türkiye’nin en temel 11 sorununa odaklandı. Demokratik ve sosyal cumhuriyeti yaratmayı hedefleyen bu ilkeler etrafından yeni bir Türkiye için tüm toplumsal tarafların ve siyasi aktörlere seslenen HDP, müzakere etmeye, birlikte yürümeye, ortak mücadeleye ve ortak yönetime hazır olduğu mesajı verdi.
DEMOKRASİ VE ÖZERKLİK 
Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek ile İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, HDP’nin açıkladığı deklarasyonu değerlendirdi. HDP’nin açıkladığı deklarasyonun ülkenin içerisinde bulunduğu “karanlık tünelden çıkış” anlamı taşıdığını aktaran KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, deklarasyonun farklı çevrelerce benimsenmesinin ve karşılık bulmasının önemli olduğunu ifade etti. Çiftyürek, “Gerek Cumhur gerekse Millet İttifakının HDP/Kürtlerle resmen ittifak kurmak yerine arka bahçe kapısından ilişkilenme yani karanlıkta göz kırpma siyasetine net bir tutumla; ‘Bunun dışında herhangi bir ittifak içinde yer alma arayışımızın olmadığını açıklıkla vurguluyoruz’ beyanı önemlidir. Yani ittifak diyorsanız, ‘ön kapıdan buyurun’ denildi. Bu tutum açık kavramlarla dile getirilmese de ‘Türkiye’ye demokrasi, Kürdistan’a özerklik’ çağrısı olarak özetlenebilir” dedi.
Çiftyürek, aynı zamanda deklarasyonun ağırlık merkezinin Türkiye’de demokrasinin geliştirilmesine ayrılması nedeniyle Kürdistan’a özerklik olarak ifade edilebilecek görüş, talep, hedefler radikal demokrasi mücadelesinin gölgede kaldığı eleştirisinde de bulundu.
YENİ ANAYASA TANIMI 
Deklarasyonda yeni bir sözleşme olarak Anayasa yapım çağrısında bunulmasının önemi üzerinde duran Çiftyürek, “‘Demokratik cumhuriyet’in oluşması ya da ‘cumhuriyetin demokratikleştirilmesi’ hedefinde kilit adım, yeni Anayasa meselesidir. O nedenle deklarasyonda yeni anayasa tanımı çok önemlidir. Aksi taktirde tekçiliğe dokunmayan bir Anayasa demokratik cumhuriyetin yolunu açamaz ya da cumhuriyeti demokratikleştiremez” diye konuştu.
KÜRT MESELESİ 
Demokrasi çağrısının Kürt meselesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Çiftyürek, bu konuda şunları söyledi: “Türkiye’de demokrasinin geliştirilmesi 100 yıldır Kürdistan meselesi ile doğrudan ilişkilidir. Kürt meselesi sadece demokrasinin dinamiği değil, yanı sıra Türk rejiminin korkuları nedeniyle demokrasi bariyeri haline de getiriliyor. Kürt meselesi bir iç mesele olmaktan çıkıp bölgesel özellik kazandıysa, Türkiye demokrasinin güçlendirilmesi de Kürt meselesi peşinde bölgesel özellik kazandı. Yani nasıl ki Kürt meselesi hükümetlerin değil, Türk rejiminin karar vereceği meseleyse (ki öyle), o zaman Türk devleti esas Rojava Kürdistan’ı olmak üzere statüye sahip iki Kürdistan parçası ile barış ve dostluk temelli ilişki kurmadan Türkiye’de demokrasinin gelişmesi de yaşam alanı bulamaz.”
TOPLUMSAL MÜCADELE ÇAĞRISI 
Güçlü demokrasi ile “yerinden ve yerelden yönetim” bağının kurulmasının Kürdistan halkı çok önemli olduğunu sözlerine ekleyen Çiftyürek, HDP’nin her şeyden önce tüm toplumsal taraflara ortak mücadele çağrısı ile yönetime aday olduğunu kamuoyuna duyurmasının güçlü bir duruş olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.
KAYA: BİR YOL HARİTASIDIR
PİA Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya da, deklarasyonu kıymetli, olgunlaştırıcı katkıları sağlamaya layık bir ‘Yol Haritası’ olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Kaya, “HDP yoğun baskı altında olduğu bir dönemde yayınladığı deklarasyonla, Türkiye siyasetinin çözüm üretmekten uzak, çözüme giden yolları tartışmaktan yoksun hali karşısından halen siyaset yürütebildiğinin, sorunların çözümüne ilişkin söz söyleme ve yol haritası ortaya koyma gücünü bir kez daha ortaya koydu” dedi.
KÜRT SORUNUNDA İSABETLİ KARAR
Deklarasyonda, ülkenin en büyük sorunu olan ve diğer sorunların kaynağını oluşturan Kürt sorunu ile diğer tüm sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinde ısrar edilmesinin isabetli bir yaklaşım olduğunu söyleyen Kaya, “Kürt meselesinin çözümünde öncelikli olarak öne çıkan, şu aşamada çözüm için irade beyanı ve bunun için ortaya konan yol ve yöntemdir. Bu sağlandığında muhatap konusu daha sağlıklı ve kolayca ele alınır hale gelebilir. Çok açık ve net bir şekilde söylemek gerekir ki çözüm için en büyük aktör Sayın Öcalan olmasına rağmen, bunu sadece öne çıkararak yani muhatabiyet konusunu önceleyerek ve bunu sadece Sayın Öcalan üzerine yığarak mevcut konjonktürde yol almak mümkün görünmüyor. Çözüm için mümkün olanı konuşmak ve bunun üzerinden yol almak esastır. Demokrasi ve özgürlükler konusunda ileri adımlar atılmadan, Kürt halkının tüm taleplerine barışçıl esas üzerinden yaklaşım gösterilmeden bu sorunun çözüm imkanı kalmamıştır” ifadelerini kullandı.
BAŞKANLIK SİSTEMİ ÖNERİSİ
Kaya, deklarasyonda sorunların çözümü olarak belirtilen parlamenter sistem vurgusunun dönemsel gerçeklik açısından anlaşılır bir vurgu olsa da, tekçi zihniyet üzerine kurulu olmayan bir başkanlık sisteminin özelde Kürt meselesinin çözümü için daha kolaylaştırıcı olabileceğini savundu. Kaya, “İdari yapılanmada federatif, özerklik vb. yapılanmaları mümkün kılan ve uygulanabilir durum oluşturan başkanlık sistemi pekala daha çözümcü sistem olabilir” diye belirtti.
‘HDP ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMIŞTIR’
HDP’nin deklarasyonla yeni ittifak zemini ilkelerle ortaya koyduğunu, bu tutum karşısında hala HDP ile rezerv üzerinden yaklaşım gösterenlerin demokrasi ve özgürlükler adına samimiyet testinde sınıfta kalacağını söyleyen Kaya, “Zira HDP temsliyetini üstlendiği toplum kesimlerinin taleplerini en makul çözüm yolları ile birlikte ortaya koymuş bulunuyor. Rahatlıkla denebilir ki HDP üzerine düşeni yapmıştır. Bundan sonra üzerine düşeni yapmakla mükellefler düşünmek zorundadır” dedi.
MA

Bu haber ilginizi çekebilir

Kiralık Delilik – Yakup Kamay Goçerî

  İstanbul’un delisi erken ölür Barınacak muhit bulamaz kolay. Yürürken çok fazla akıllıya çarpar, durmadan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir