Ana Sayfa / Gündem / Gezi Davası 3.Duruşması Devam Ediyor

Gezi Davası 3.Duruşması Devam Ediyor

Tutuklu tek kişi olarak Osman Kavala’nın da bulunduğu 16 kişinin “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet talebiyle yargılandığı Gezi davasının 3. duruşmasına devam ediliyor.

Silivri’de İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tek tutuklu sanık Osman Kavala ile tutuksuz sanıklar Yiğit Aksakoğlu, Çiğdem Mater, Can Atalay, Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Hakan Altınay, Mine Özerden ve Yiğit Ali Ekmekçi hazır bulundu.

24 Haziran’da görülen ilk duruşmada, davanın diğer tutuklu sanığı Yiğit Aksakoğlu tahliye edilmiş, ilk iki duruşmada sanıklar savunmalarını tamamlamıştı. İkinci duruşmadan sonra HSYK, kararnameyle 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ni iki heyete ayırdı. Gezi davasına yeni oluşturulan heyet bakıyor. HSYK, davanın son iki duruşmasında Kavala’nın tahliyesi yönünde karşı oy kullanan mahkeme başkanını bu heyete almadı. Hem Kavala hem de Aksakoğlu için “tutukluluğun devamı” yönünde oy kullanan kıdemli üye Ahmet Tarık Çiftçioğlu ise yeni heyette yer aldı.

İstanbul Başsavcılığı, iddianameyi hazırlayan ve soruşturma sürecini yürüten iki savcıyı da duruşmalarda görevlendirdi.

SANATÇI TOLUNAY VE ÇOK SAYIDA KİŞİ SALONDAN ÇIKARILDI

Davayı izlemek için aralarında HDP’li ve CHP’li milletvekillerinin de olduğu çok sayıda kişi Silivri’ye geldi. Değişen mahkeme başkanı izleyicileri, “salonda alkış, ses istemem. Salondan atarım, tutuklarım” diye tehdit etti. Mahkeme başkanı duruşmada CMK’da yasak olmadığı halde önceki duruşmalardan farklı olarak çizim yapılmasını yasakladı. Çizim yapan sanatçı Tarık Tolunay ve çok sayıda kişi duruşma salonundan çıkarıldı.

ESKİ EMNİYET MÜDÜRÜ DİNLENMEDİ

Mahkemenin dinleyeceği üç tanık arasında bulunan eski emniyet mensubu Ercan Orhan Aydın ile kurulan SEGBİS bağlantısında yaşanan teknik aksaklık nedeniyle duruşmaya ara verildi. Arızanın çözülememesi üzerine mahkeme başkanı tanığın ifadesinin bugün dinlenemeyeceğini açıkladı.

KAVALA: ÇEŞİTLİ PROJELER KAPSAMINDA PARA AKTARIMI YAPILDI

Duruşma, Gezi direnişinde finansal destek sağladığı iddiasıyla yaklaşık iki yıldır tutuklu bulunan işinsanı Osman Kavala’nın beyanıyla devam etti. Anadolu Kültür Vakfı’nı kurduğunu söyleyen Osman Kavala, “Açık Toplumdan Vakfı’na çeşitli projeler kapsamında para aktarımı yapıldı. Bunların hepsini dosyaya sunduk, hepsi şeffaftır zaten. Gezi parkı ile ilgili bir film yapılması planlanıyordu ama yapılmadı. Zaten Anadolu Kültür Vakfı’nın kuruluş amacı ile de uygundur bu. Ancak bu film hiç yapılmadı. Olsaydı sanat filmi olacaktı” dedi.

Açık Toplum Vakfı ile Anadolu Kültür Vakfı arasındaki bağın açık olduğuna dikkat çeken Kavala, “Ancak Gezi parkıyla ilgili Açık Toplum Vakfı ile bir projemiz olmadı. Gezi olayları için bir şahıs hesap açılırsa gençler için gaz maskesi parası verebileceğimi söyledim ama böyle bir hesap açılmadı. Gezi parkı da barışçıldır. Birçok raporda Türkiye’nin aşırı güç kullandığı belirtilmiştir. Gezi parkında usulüne uygun olmayan gaz kullanımı olmuştur” ifadesini kullandı.

‘BU TİPİK BİR GÜLENCİ HAREKET UYGULAMASIDIR’

“Gaz maskelerinin parktaki gençler için barışçıl amaçlarla kullanılabileceğini düşünüyordum. Fakat daha önemlisi, böyle bir hesap açılmadı. Dolayısıyla böyle bir şey söz konusu değil” diyen Kavala, iddianamede yer alan ihbar mektubuna dikkat çekti ve ekledi: “Bu mektupta benim Gezi olayları başlamadan gaz maskesi tedariği yaptığım iddia ediliyor. Bu tipik bir Gülenci hareket uygulamasıdır. Gezi eylemleri ile ilgili kimseye tek kuruş ödeme yapmadık.”

Kavala, “Soros Yahudi’dir evet ama İsrail hükumetinin faaliyetlerine karşıdır. Türkiye-İsrail arasındaki ihtilafta İsrail’in tarafını tutması mümkün değildir” ifadesini kullandı.

Gezi parkına ofiste kullanılmayan masayı götürdüklerini ve müzik yapan gençlere hoparlör verdiklerini söyleyen Kavala, “Yoksa Vakıftan para aktarımı olmadı” dedi. Öte yandan Kavala, zaman zaman Avrupa’dan gelen yetkililerin, parlamenterlerin Türkiye’de sivil toplumun durumu, demokrasinin gelişimi hakkında fikrini sorduklarını nesnel bir şekilde anlatmaya çalıştığını söyledi.

Otpor lideri İvan Maroviç’i tanımadığını ve hiç görüşmediğini de dile getiren Kavala, “İddianamede ismi geçtiğinde öğrendim. Alabora’nın oyunuyla ilgili hiçbir bilgim yok, gitmedim. Alabora ile Gezi olaylarından sonra Haziran 2013’de ilk defa görüştüm” diye konuştu.

‘GEZİ PARKI İLE FİNANSAL BİR İLİŞKİM OLMAMIŞTIR’

Kavala, “Diyarbakır’da, Diyarbakır Sanat Merkezi’ni açtık. Bu kapsamda oralarda sivil toplum kuruluşlarından genç insanlarla görüştüm. Projeler kapsamında belediye başkanları ve belediyelerin etkinliklerini organize eden gençlerle görüşmüşlüğüm oldu. 23 aydır hapiste olmama neden olan iddianame, somut verilerden uzak iddialara dayanmaktadır. Gezi Parkı ile finansal bir ilişkim olmamıştır. Telefon kayıtlarım ifade özgürlüğü kapsamındadır. Yerel idarelerin şeffaflaşması, yerel yönetimlerin güçlenmesini savundum hep. Cezaya dönüşen hukuksuz ve ayrımcılığa dayanan tutukluluğa son verilmesini talep ediyorum” dedi.

Duruşma Mahkeme Başkanı’nın sorularıyla devam etti. Mahkeme başkanı “Çiğdem Mater görüşmelerinde Geziyle ilgili 15 dakikalık görüntüyü Saraybosna’ya götürüp gösterdiğiniz söylenmiş” sorusunu Kavala, “Götürmedim. Ama eğer bu film çekilseydi zaten yine festivallerde gösterilecek bir sanat filmi olacaktı” diye yanıtladı. Kavala, telefon tapelerindeki konuşmaların hemen hepsinin değerlendirme niteliğinde olduğunu ve herhangi bir talimatın söz konusu olmadığını vurguladı.

Mahkeme başkanı, “‘Geziye hiçbir şekilde kaynak aktarımım olmadı’ diyorsunuz. Yaptığınız küçük yardımları kendi cebinizden mi yaptınız?” diye sordu. Kavala, “Kendimize ait bir hoparlör ve masa götürdük. Bundan ibarettir” dedi.

KAVALA: BUNLAR SAFSATA

Açık Toplum Vakfı ile Anadolu Kültür A.Ş. üzerinden yapılan çalışmalarda, jam toplantıları, baraka toplantıları, Garaj İstanbul toplantıları gibi derinlemesine çalışmaların çevre duyarlılığını aşıp aşmadığını soran mahkeme başkanı, Kavala, “Bu toplantıları fonlamadık. Bunlar safsata” diye yanıtladı.

Mahkeme başkanının, Kavala’nın telefonundaki bir “bölünmüş” Türkiye haritası ile ilgili sorusu üzerine Kavala, “Bu fotoğraf, Türkiye’deki arı popülasyonunun hangi bölgelerde olduğuyla ilgili bir harita. Bu haritanın siyasi bir içerikle ilgisi yok” dedi.

‘HAKKIMDAKİ SUÇLAMALAR KANAAT VE VARSAYIMLARA DAYANIYOR’

Kavala, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Hakkımdaki suçlamalar kanaat ve varsayımlara dayanıyor. İddianamede Gezi olaylarını finanse ettiğime dair hiçbir bulgu yok. Gezi olaylarını hükümete kalkışma olarak gördüğüme dair de hiçbir bulgu yok. Faaliyetlerim ve telefon görüşmelerim Anayasamızla güvence altına alınan faaliyetler arasındadır. AYM Başkanının da dediği gibi suç bulgusu olmadan tutuklanmam hak ihlalidir. Yeni delil bulunacak diye 16 ay cezaevinde tutulmam da ve en önemlisi tutukluluğumun devamı da hak ihlalidir. Bu cezaya dönüşen hukuksuz ve ayrımcı bir uygulamadır. Sayın mahkemenizin bu hukuksuz ve ayrımcı uygulamaya son vermesini talep ediyorum.”

YAPICI: TİYATRO OYUNU İLE AYAKLANMA BAŞLATILMAZ

Osman Kavala’nın ardından duruşma Mücella Yapıcı’nın beyanıyla sürdür. İddianamedeki tapelerin hukuksuzca alındığının altını çizen Yapıcı, iddianamenin sonunda Gülen Cemaati’nin hazırladığı fezlekelerin yeniden değerlendirildiğinin yazıldığını ve bu nedenle iddianameyi kabul etmediğini vurguladı.

Taksim Dayanışması’nın neden kurulduğuna ilişkin soru üzerine Yapıcı, “Taksim Meydanı’nın meydan olarak ve Gezi parkının park olarak kalması için 2012’de kuruldu. Herkese açıktı. O dönemki Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da davet edilmişti” dedi.

Mücella Yapıcı “Tiyatro oyunu ile ayaklanma başlatılamaz, iddianame zorlamış bir bağlantı kurmayı ama olmamış. Netflix bir sürü ayaklanmayı ele alan filmlerle dolu. Biliyorsunuzdur siz de” diye konuştu.

‘HUKUKSUZLUĞU YAPAN POLİSTİ’

“Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganına işaret eden Yapıcı, “Parkın kurtarılmasına devam edeceğimizi belirttik. Nitekim kurtardık da. Gezi direnişinde 8 kişi öldü, 40 kişi yaralandı. Bu şiddeti durdurmak için tencere tava ile ses çıkarıldı. Hükümet tencere tava ile düşmez” ifadesini kullandı. Yapıcı, şöyle devam etti: “Biz hukuken dava açtık zaten Gezi parkı projesi için. Biz davayı kazandık zaten. Hukuksuzluğu yapan, yasak işleri polisti Başkan bey. Enver Aysever’in programında gezinin ikiye ayrılmayacağını söyledim. Direnişti başladı ve bitti. Hukuksuzluğu yapan polisti. Bu davada tarafları bir türlü oturtamıyoruz. Hukuku son derece barışçıl bir şekilde savunuyorduk. Bu ülkenin güvenlik güçleri yasak işi yapanı savundular. Sonra bunu hükümet de kabul etti. Şiddeti FETÖ’cü polisler yapmış.”

 

Kaynak: Umut Gazetesi

Bu haber ilginizi çekebilir

CHP, yeni vergilerin iptali için AYM’ye başvurdu

Cumhuriyet Halk Partsi (CHP), Aralık ayında TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe giren ve yeni vergiler getiren …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir