Ana Sayfa / ana-slider / Cuma Namazını Terk Etmek – Mahmut Çiftçi

Cuma Namazını Terk Etmek – Mahmut Çiftçi

CUMA NAMAZINI TERK ETMEK!

Muhafazakâr bir ailenin çocuğu olarak tam hatırlamamakla beraber 7.sınıftan bu yana farz namazların hemen hemen hepsini kılmaya çalışmaktayım. İlkokul yıllarında yurtta kalıyordum ve namazlarımı akranlarımın hatırlayacağı kahverengi uzun öğrenci masaları üzerinde kılıyordum.

Üniversitede(2010-2014)  50 kişilik bir sınıfta eğitim alırken dönemin favori cemaati olan “Gülen Cemaati’ni” eleştirdiğimden dolayı cemaat mensupları(sınıf arkadaşlarım)tarafından hakaretlere uğrayıp sanki dinden çıkmışım gibi eleştirilirken de rabbime şükür namazlarımı kılıyordum. Bu yazıyı yazarken de eleştirileceğimi biliyorum. 31 yaşımdayım ve halen elimden geldiğince bütün farz namazlarımı kılıyorum.

Şimdi ben bunları neden anlatıyorum?

Birazdan 25.10.2019 CUMA günü İstanbul Kadıköy Acıbadem mahallesinde bulunan bir Camiyi Cuma Hutbesi okunurken terk ettiğimi ve din, devletin himayesinden kurtulmadan da bir daha resmi hiçbir camiye Cuma Namazı için gitmeyeceğimi beyan edeceğimden bu yazıyı kaleme aldım.

Ben bir ilahiyatçı ve bugün de değişik toplumsal konularda araştırmalar yapan, bazı konularda yazılar yazan, yıllardır öğretmenlik yapan biri olarak bugün bu radikal kararı verip vermemekte ikilemde kaldığımı belirtmek istiyorum. Öncelikle aşağıdaki ayeti kerimeyi okuyup bugüne kadar emrine uyan her muhafazakâr gibi ben de bu kararı aldığımdan ötürü üzgünüm. Kur’an-i Azimüşşan’da bu konuyla ilgili Cuma Suresinde şöyle bir ayet geçmektedir:

(Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ nûdiye lis salâti min yevmil cumuati fes’av ilâ zikrillâhi ve zerûl

bey’a, zâlikum hayrun lekum in kuntum ta’lemûn.)

ANLAMI: Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.(KAYNAK: Cuma Suresi – 9.AYET)

Kur’an’da bulunan ayet bu iken aşağıya bugünkü hutbeden kopyalayıp yapıştırdığım şu paragrafı da önemle okumanızı istiyorum.

Değerli Kardeşlerim!
Hiç şüpheniz olmasın ki, Cenâb-ı Hakk’ın yardımıyla, hainlerin oyunları bozulacak, zalimlerin tuzakları ayaklarına, hileleri başlarına dolanacaktır.
Mehmetçik siperleri tuttukça, bütün düşmanlarımızın da, onların içimize saldıkları zavallıların da hayalleri hakikatlerimize; tuzakları imanımıza çarpacak, kışkırttıkları terör selinin içinde kendileri boğulacaktır. Ordumuz barış uğruna ilerledikçe, ay yıldızlı bayrağımızın
gölgesinde masumlar, kadınlar, çocuklar güven ve huzura kavuşacaktır.

Ayette de açıkça belirtildiği gibi Cuma günü Müslümanların işlerini bırakıp namaza gitmeleri Allah tarafından emredilmiştir. Cuma namazını diğer namazlardan ayırıp en önemli farz kılan amaçların şunlar olduğu da ayet ve hadislerden çok net anlaşılmaktadır: (Din görevlisi de bu ayetin çerçevesi dışına çıkmamalıdır.)

 

ASIL AMAÇ

  • Toplumsal birlikteliği gerçekleştirmektir!
  • O hafta toplumda var olan huzursuzluğu gidermek, toplumu yaralayan veya parçalayan hususları ilgili ayet ve hadisler ışığında ortadan kaldırmaktır!
  • Toplumda huzur ve barış naralarını attırmaktır!
  • Her ne olursa olsun Hz. Peygamberin şefkatiyle insanları bir araya getirmeye çalışmaktır!
  • O gün namaza gelenlerin kalbine merhamet ve sevgi tohumları ekmektir!
  • İktidarda kimin olduğuna bakmaksızın taraf tutmaksızın savaş karşıtı bir mesaj aktarmaktır!
  • Gelenlerin ırkını, dilini, ideolojisini vb. önemli hususları dikkate alarak birleştirici bir hava oluşturmaktır!
  • Taife Tebliğ için giden Hz. Muhammed(s.a.s)’in taşlanarak kovulmasına rağmen bir beddua bile etmediğini söyleyerek Müslümanın örnek ahlakını insanlara aşılamaktır!
  • Hz. Muhammed(s.a.s) gibi davranarak kin ve nefretle dine yaklaşanın kalbine dokunabilmektir!
  • Siyasi gündem ve polemiklerden uzak bir yaşamın mümkün olduğunu insanlara aktarmaktır!
  • Yıllardır namaza geleni ürkütüp kaçırmak değil, belki o gün ilk kez Cuma’ya geleni bir ömür camiye bağlayabilmektir!
  • Din görevlisi olmayı kabul eden kişi Hz. Ali’nin “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!” sözünü kendine şiar edinmeli ve bu minvalde yaşamaya çalışmalıdır!
  • Medine’de gayrimüslimlere davranan Hz. Muhammed(s.a.v)’i örnek alarak insanlara üstünlük taslamamaktır!

 

Yoksa! ASIL AMAÇ;

  • Sivas Katliamında olduğu gibi cemaati namazdan sonra toplayıp otel yakmak değildir.
  • Ülkenin yarısından fazlasının karşı çıktığı bir savaşı, kan ve gözyaşını ballandıra ballandıra anlatmak değildir!
  • Askere ve polise “Teslim aldıklarınızı bile sağ bırakmayın!” demek değildir!
  • Askere ve polise ayet ve hadislerden yola çıkarak gaz vermek hiç mi hiç değildir!
  • Cumaya gelenlere var olan siyasi iktidara göre yön vermek de değildir!
  • Asıl görev Kur’an’daki dini anlatmak iken, siyasi kaygılarla hareket eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın korkusuyla hareket etmek de değildir!
  • Sıradan bir görevli gibi maaşını kaybetmemek için görevini efendisinin istediği şekilde yerine getirmek de değildir!

Ne yazık ki yazacak çok şey var ama bu yazılanlardan her şey çok net anlaşılmaktadır. Kelime anlamı barış, huzur, güven, saadet, mutluluk, emniyet vb. olan İslam’ın, DİB ve bünyesinde yer alan kurumların eliyle resmileştirilip birilerinin hâkimiyetine konulması yürek yakıcıdır. Ben bugün sünneti kılıp oturduktan sonra hutbeyi okumaya başlayan imamı dinlerken, bu radikal kararımı almadan önce o birkaç dakika içinde o kadar İslam dini adına üzüldüm ki anlatamam. En çok üzüldüğüm konu ise şudur ki: Ben ki “Siyasal İslam” üzerine yüzlerce araştırma yapıp sonucunda da tez yazan biri olarak camiden ne yazık ki uzaklaştım.

Fakat en çok da Siyasal İslam’ı bilmeyen birinin bugün hutbede anlatılanları sanki dinde varmış gibi düşünüp dine karşı soğumasına üzüldüm.

Bu yazımı sadece var olan siyasi iktidara karşı olduğumdan dolayı kaleme almadığımı da üstüne basa basa belirteyim!

İktidarda bugün AKP değil de HDP veya CHP veya başka bir parti de olsaydı tepkim kesinlikle aynı olurdu. Meramım inançların bir ideolojik sınıfın bünyesinde değerlendirilmesi ve din görevlilerinin de bunu meşru görmesidir. Ben de bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak öğrencilerime yaklaşırken çok hassas davranmaya çalışıyorum.

Çünkü çocuğa nefret ettirmek veya sevdirmek benim elimde! Her din görevlisinin bunu iyi bilmesi de ayrıca önemlidir. Çünkü din görevlisi olmak başka bir göreve benzemez. Din görevlisi kendini sadece ve sadece Allah’a karşı sorumlu bilmeli ve doğrudan da hiçbir kaygıya kapılmadan ödün vermemelidir!

BU YAZIYI ŞU CÜMLE İLE ÖZETLEYEBİLİRİZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM: “İNSANLAR İNSANLARDAN KORKUP ÇEKİNDİĞİ KADAR ALLAH’TAN KORKUP ÇEKİNSELERDİ CEHENNEM OLMAZDI”

 

Bu haber ilginizi çekebilir

CHP, yeni vergilerin iptali için AYM’ye başvurdu

Cumhuriyet Halk Partsi (CHP), Aralık ayında TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe giren ve yeni vergiler getiren …

2 Yorumlar

  1. Bir garip yorumcu

    Sizin bir kaç yazınızı daha okudum. İktidarı yaptıklarını dünya görüşünü iç ve dış siyasetini vb hiçbirini sevmiyorsunuz. Ben iktidar yanlısı değilim. Yaptığı doğrular varsa taktir eder yanlışları varsa tenkit eder eleştiririm. Körü körüne kişiye derneğe cemaate bağlananlara da karşıyım. Doğru tektir geri kalanı gereksiz zaman kaybıdır benim için. Cuma namazı müslümanların haftada bir de olsa makamını rütbesini yetkisini bir tarafa bırakıp Allah (cc) huzurunda omuz omuza birlik içinde aynı amaç için toplanmasıdır. Hutbenin güncel olaylara göre belirlenmesi ve bununla ilişkili ayet ve hadislerin okunması gayet normaldir ama kendi çıkarları için kullanmadığı sürece. Siz yazınızda böyle bir durumdan dert yanmışsınız. Ülke çıkarları devlet ve milletin geleceği için başlatılan bir operasyonun hutbede konu olmasının eleştirilecek tarafını görmüyorum. Siz Türk ordusunu esadın halkı bombaladığı ABD ve Rusya’nın tecavüz ve işkence eden askerleriyle karıştıyorsunuz herhalde. Veya petrol için toprak için girdiğimizi düşünüyorsunuz. İslamiyetin her türlü ayrıma karşı olduğunu üstünlüğün ancak takva ile olduğunu eminim siz benden daha iyi biliyorsunuzdur. Anladığım kadarıyla doğulusunuz ve Kürt kimliğinizi öne çıkararak oradaki terör yapılanmasını görmezlikten geliyorsunuz. Sırf kürt diye yaptıkları alenen ortada olmasına rağmen pkk ypg ypj sdg her neyse bunlara sahip mi çıkacaksınız.? Bölge müslümanlarına bu zulmü reva görmezsiniz. Arkasına abd rusya ve israil i almış ve maşa olarak kullanılan bu guruplar bölge için ve ülkemiz için çok büyük tehdittir. Bunu görememek ise ayrı bir meziyettir. Allah’ın evi olan cami den çıkıp gitmek ve gitmeyeceğini söylemek ise büyük bir gaflettir. Sırf sizin gibi düşünmüyor vaaz vermiyor diye camiye küsmek bir hoca ya da hiç mi hiç yakıştıramadım. Şunu da söyleyim camiye siyasetin girmesine kesinlikle karşıyım. Ama ülkemi milletimi devletimi ilgilendiren bir konu siyaset değildir. Vatan sevgisi imandandır hadisi şerifinden yola çıkarsak ordumuz boş bir dava uğruna orada değildir.
    Vesselam…

    • Merhaba değerli okuyucum.Öncelikle okuyup değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim. Eleştirilerinize saygı duymakla birlikte “Var olan İslam anlayışına göre haklısınız!”. Ancak şunu da belirtmek isterim ki iktidarda kim olursa olsun(AKP/MHP-HDP-CHP) eleştirilerini haklı yapmayanın imanından ve insanlığından şüphe edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir