Ana Sayfa / Yazarlar / Cengiz UZUNER / 12 Eylül Darbesi Ne Oldu, Neden Oldu?-Cengiz UZUNER
12 Eylül’den 15 Temmuz’a, Darbelere Hayır

12 Eylül Darbesi Ne Oldu, Neden Oldu?-Cengiz UZUNER

Evrensel Demokrasi Haber sayfasına  ve okurlarına merhaba.

Sitenin yayına başlaması yaygın  medyanın iktidar biatçisi olduğu bir dönemde farklı bakış açısıyla yayın yapmasını anlamlı buluyorum.  Yazı  yazmam istenince seve seve  kabul ettim. Zaman zaman sizlerle olacağım…

Bu günkü yazımız 12 Eylül üzerine…

 

12 EYLÜL DARBESİ NE OLDU, NEDEN OLDU?

Başlık 12 Eylül’de ne oldu olsa da asıl soru 12 Eylül neden oldu.

39 yıl olmuş,  5 Generalin ülke yönetimine  el koyalı. Yani darbe olalı.

Hatırlayalım ne oldu 12 Eylül ?

Parlamento kapatıldı. Partiler kapatıldı, yöneticileri hapsedildi.

DİSK, TÖBDER başta olmak üzere sendikalar kapatıldı, yöneticileri İDAMLA yargılandı.

Sol/ sosyalist yayınlar kapatılmakla kalmadı, binlerce KİTAP/ GAZETE imha edildi.

Daktilo ” SUÇ ” aleti sayıldı.

Diyarbakır, Mamak başta olmak üzere cezaevleri İŞKENCE HANELERE dönüştürüldü.

17 yaşındaki çocuklar idam edildi.

Darbeci generaller; Dünya’nın en zenginleri arasına girdi.

Darbeci general Evren  “ İdamları imzalarken hiç tereddüt etmedim” diyebildi.

17 yıldır iktidarda olan; ırkçı, gerici, tekçi anlayışın temelleri 12 EYLÜL 1980’de atıldı.

Toplumda sanki bir grup maceracı ve muhteris general darbe yapmak için komplo kurmuşlar, sağ/sol çatışması yaratarak toplumda psikolojik ortamı hazırladılar,  darbe Beyaz Saray’dan ve  darbe  hazırlıkları yapan CIA’nın bilgisiyle yapılmadı algı yaratılmaya çalışıldı.

12 Eylül’le hesaplaşıldığını ileri sürenler AKP’nin seçim barajları başta olmak üzere o rejimin çıkardığı 600’ü aşkın kanunla hükümet ettiğini görmezden geldiler.

Demokrasi güçlerinin 12 Eylül öncesi ortak sloganı olan  “SAĞ-SOL ÇATIŞMASI YOK, FAŞİST SALDIRILAR VAR”  aslında her şeyi özetliyor.  Faşist saldırılar, haksız uygulamalar ve egemenlerin baskılarına karşı demokrasi güçlerinin ( solun parçalı, dağınık olmasına rağmen) ortak tutum alması yaygınlaşıyordu.

12 Eylül darbesinin selefi generallerin başındaki Gen. Kur. Bşk. Tağmaç yaptıkları askeri müdahalenin nedenini nasıl açıklamıştı, hatırlayalım?  “Sosyal uyanış, toplumsal gelişmeyi aşmıştı” demişti.

“Sosyal uyanış , toplumsal gelişmeyi aştı” sözünden kast edilen;  işçilerin DİSK ‘te, kamu emekçilerinin TÖBDER, TÜMDER vb. örgütlerde,  kadınların kadın örgütlerinde, gençler çeşitli gençlik örgütlerinde, köylülerin kooperatiflerde  örgütlenmesi ve siyasal / sosyal hayata müdahil olmalarının yanı sıra,  sol/ sosyalist hareketlerin, Kürt siyasal hareketinin toplumsallaşmada önemli hamleler yapmalarıydı.

Örnek verecek olursak;  12 Eylül öncesi  440 iş yerinde 86 bin işçi grevdeydi ve yılın ilk 8 ayında 77 iş yerinde 122.000 işçinin grevi ertelenmişti. Fakat o zamanki yasalarda hükumetin grev erteleme ya da yasaklama hakkı sınırlıydı, askeri cuntanın sermaye sınıfına yaptığı en önemli hizmet,  grevleri sona erdirip bir takım subayların nezaretinde kurulmuş kurullarda toplu sözleşmeleri işveren lehine zorla bağıtlamak, esas olarak uzun vadede grev hakkını kısıtlamak, işçinin elinden bu en önemli silahı  olan grev silahını almak oldu.   Bugün yaşları 50’nin altında olanların grevi filmlerde görmesinin nedeni 12 Eylül yasalarının sürüyor olmasıdır.

12 Eylul’den önce Sağ-Sol çatışması yaratıldı diyenler e sormak gerekmez mi? K. Maraş, Malatya, Sivas ve Çorum olaylarını kim yaptı? Orada iki politik grubun çatışması yoktu, Sağ’ın saldırısı vardı. 1 Mayıs 1977 katliamını da mı Sağ/sol çatışmasıydı? Mart 1978’de Beyazıt’ta polis himayesinde ülkücülerin 7 genci öldürmesi mi öyleydi ? Ağustos 1978’de Balgat’ta bir kahvehanede Abdullah Çatlı ve arkadaşları tarafından 5 kişinin öldürülmesi mi, Ekim 1978’de Ankara Bahçelievler’de gene Çatlı’nın yönettiği bir saldırıda TİP’li 7 gencin boğazlanması mı, hangisi sağ/sol çatışmasıydı? Durum böyleyken 12 Eylül, sadece sol/ sosyalist güçleri zindanlara atmadı, sağ görüşlüleri de tutukladı, yargıladı hatta idam etti. Bu nedenledir ki,  sağcılar “ Fikrimiz iktidarda, bizler tutukluyuz” diye yakındılar.

1979 ve 1980 yılları Türkiye tarihinin en hareketli, en aktif işçi mücadelelerinin yaşadığı yıllardı. 1980’de milyonu aşkın işçi adına sendikalar toplu iş sözleşmesi için görüşmeler yapıyordu ya da görüşmelere hazırlanıyordu. Bir hatırlatma daha yaparsak, 39 yıl önce yapılan darbenin nedenleri daha net anlaşılır. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Başkanı Halit Narin 12 Eylül olunca ilk demecinde  “Bugüne kadar bizim anamız ağlıyordu, bundan sonra işçilerin ki ağlasın” derken işçi haklarının kısıtlanmasında duyduğu memnuniyeti açıklıyordu.  Türkiye’nin en büyük holdinginin başındaki Vehbi Koç darbeden üç hafta sonra Kenan Evren’e mektup yazıp şükranlarını sunacak,  Fethullah Gülen çıkardığı dergide iki ay üst üste askeri selamlayacaktı.  Bu örnekler,  12 Eylül’ün kime karşı, kimler tarafından yapıldığını anlatmaya yeter. Bu yazının  amacı sadece bellek tazelemek değil, o dönemi yaşamamış kuşaklara bugünlere nasıl gelindiği anlatabilmektir.

12 Eylül’le hesaplaştığını, Kenan Evren’i yargıladığını söyleyen AKP,  Kenan Evren’in buyurduğu o yasa ve mevzuatla sermayenin işçi üzerindeki zorunun hamisidir. Ülke 39 yıldır hala 12 Eylül yasalarıyla yönetiliyor.   Eğer ülke ; demokrasiden , barıştan , hukuktan  , adaletten yoksunsa,  işsizlik, yoksulluk artmışsa,  eğer ülkede savaş hukuku sürüyorsa nedeni darbelerdir. Darbeler  egemenlere  hizmet ederler  her dönem. İşçi ücretleri, sendikalaşma oranı, toplumun örgütlülük oranı, hukuksuzluk, haklar ve yasaklar, savaş çığırtkanlığı karşısında toplumun gösterdiği tepkiler düşünüldüğünde AKP’nin 12 Eylül ürünü olduğu gerçeği gün gibi açıktır.

Bu haber ilginizi çekebilir

Çağlanayan Adliyesi’nde intihar

ev-dem haber Çağlayan Adliyesi’nde bir yurttaş adliyenin 6. katından kendisini aşağı bıraktı. Sağlık görevlilerinin müdahalede …

4 Yorumlar

  1. Hasanali Bacıoğlu

    12 eylül ile hesaplaşamayanların suçunu ne yapacaz

  2. Darbelerden bu güne ve tabi o dönem ile bu dönem arasındaki farkı araştıran biri olarak bana faydalı bir bilgi oldu. Çünkü şimdi katmerleşmiş halini yaşıyoruz. Sorduğum o dönemin insanlarından anladığım kadarıyla 79 ve 80’de bile böyle zulüm görmediler.
    ( eline emeğine sağlık. Yeni özgür basın- gazeteye de başarı diliyorum)

  3. Değerli hocam 12 Eylül’ü detaylı elekten geçirmişsiniz.Natoya bağlı ülkelerin kaos Ve kriz saltanatını gladyo denetimindeki komplo teorileriyle sürdürüyordular.12 Eylül bir ülkenin ve halkların kaderi üzerinde yaşatılan bir kabus olarak çökmüştür.Kenan Evren biz bu darbeyi yapmasaydık Türkiye de sosyalist bir yönetim ülke idaresine hakim olacaktı diyordu.
    Bu faşist darbe ülkeyi yüz yıllar geriye götürmüştür.Barış Ve Demokrasi bu ülkede kaos Ve krize son verecektir.Barış ikliminde gerçek demokrasiyle buluşmak üzere.kalemin devri daim olsun.

  4. Başarılı Tespit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir